DOLAR: 2.21 TL
EURO: 2.77 TL

Hızlı Okuma

1 yıl önce
124 kez görüntülendi

Hızlı Okuma

         

Hızlı Okuma

        Okuma aynı zamanda bir düşünme işlemidir. Düşünmeyi geliştirmek, metinlerdeki düşünce bütünlüğünü yakalamak, metnin yazarı ile aktif  bir söyleşi içine girmekle sağlanır. Etkin bir okuyucu olabilmek için, bütün okuma tekniklerini iyice öğrenmek gerekir.

 

        Bilgileri birbirinin üzerine kurarak, adım adım ilerleyerek bu becerileri kazanabiliriz. Ayrıca öğrendiklerimizi günlük yaşamımızda gazete, dergi, metin vb. okumalarımızda ne kadar çok uygularsak okuma hızımızda o kadar ilerleme kaydedebiliriz. Etkin bir okuyucu olmak ancak bir zaman süreci içinde, yeni öğrenilen teknikler alışkanlık hâline gelinceye kadar alıştırma ve tekrarları sürdürmekle mümkün olabilir. Ayrıca etkili okumada her şeyi okumak da gerekli değildir.

        Kişi sadece gerekli olan bilgiyi işlenmek üzere beyne göndermelidir. Yani seçicilik söz konusu olmalıdır. Bu da alıştırmalarla öğrenilebilir. Seçicilik sadece okuma için değil, görmek ve dinlemek için de gereklidir. Bugünün ve geleceğin insanı olarak bilgi toplumuna uyum sağlayabilmek için tüm öğrenme yollarını etkin kullanan, sürekli öğrenen insanlar olmalıyız.

 

         Okuma hızını iyi anlamak gerekmektedir. Eğer yanlış anlaşılırsa boşa çaba harcanmış olur. Okumanın asıl ve en genel amacı, anlamaktır. Bu nedenle önemsenmesi gereken nokta hızlı okuma değil verimli okumadır. Okumanın amacı, okunan bütündeki verilen gerçek mesajı anlamaktır. Eğer bu gerçekten vazgeçilmeyecekse okuma hızı anlama hızına göre ayarlanmalıdır.
 

          Zevk için bir roman okurken ya da en küçük ayrıntının önem taşıdığı bir ders kitabı incelenirken hızdan söz etmek yersizdir. Örneğin doğrudan sayfanın ortasına bakmayı öğreten bir hızlı okuma kursuna gidin, sonra ‘Savaş ve Barış’ ı yirmi dakikada okursunuz ve kitaptan aklınızda kalan sadece olayların Rusya’da geçtiği olur.
 

Hız başlı başına bir amaç olamaz!
Anlamdan ödün vermeden hızlı okumak mümkündür. İnsan, hızlı anlarsa hızlı okuyabilir. Hızlı anlamak için ise yapılması gerek çok kitap okumaktır. Yani anlama hızı anlamaya çalışa çalışa artar. Tek şart vardır, anlama amacından vazgeçilmemeli ve ihtiyaç duyulan yazılı eserler okunmalıdır.

 

Hızlı okuma, gözden çok beynin başardığı bir beceridir.
Verimli okuma en az zamanda en iyi anlamayı sağlayacak biçimde okumanın amacıyla hız arasındaki dengeyi kurmaktır. Okuma hızı tek başına göz hareketlerini geliştirerek başarıya ulaşamaz. Beyin eğer hızlı bir şekilde anlar ve göz hareketleri de ona yetişirse verimli hızlı okuma gerçekleşmiş olur.

      Çoğu kişi gerçek anlamda okumayı bilmediklerinden yavaş okumaktadırlar. Okuma becerisine iş gördürmeyi öğrenmemişlerdir. Okumaya iletişim açısından baktığımızda bunu daha iyi açıklayabiliriz.

 

        İnsanlar arasında bilgi, duygu, düşünce alışverişini sağlayan iletişim, kaynak, mesaj, kanal ve alıcı gibi öğelerden oluşur. Yazıya geçmeden önce sözlü iletişim insanlar arasında tek bilgi aktarma yolu idi. Bir insanın ses telleri çeşitli sesler yaymakta ve bu sesler kanal aracılığı ile alıcının kulağına gelmekte ve alıcının bu sesleri yorumlamasıyla işitme gerçekleşmektedir.

       Yazı bulunduktan sonra önce resimler yolu ile yani Hiyeroglif iletişim kuruldu. Sonra harflere geçildi. Ortaçağda sözcükler parşömen üzerine yazılırdı. Daha sonra kâğıda yazıldı ve yazı gelişti. Sonra yazılanların okunmasına geçildi. Okuma önceleri yüksek sesle yapılıyordu. Özellikle ortaçağda sesli okuma yaygındı. O yıllarda sesli okuma hızı hemen hemen sözlü iletişim hızına eşitti.

       Sesli okuma hızı aynı zamanda kitabın basım, şekil, puntosu ile yazarın dil özelliklerine bağlıydı. Zamanla göz, ses telleri ve kulak döngüsünün okuma hızını düşürdüğü fark edildi. Sessiz okumaya geçilmesinin gerekliliği kabul edildi. Ancak tam olarak sessiz okumaya birden geçilemedi. Ses çıkarmadan fakat dil, dudak ve gırtlağı hareket ettirerek yani içinden sesli okuyarak yarı sesli okuma yapılmaya başlandı.

        Ancak yarısı sesli okumada da ses dalgaları işin içine girdiği için sözcük okuması yapılmakta ve hızla ilerlenememekte ve sonuçta bilgiler beyne bütün olarak ve hızlı bir şekilde aktarılamamaktadır. Bu nedenle artık bu okumada önemini yitirmiş, yerini gözle sessiz okuma almıştır. Gerçek anlamda okuma gözle sessiz okumadır.

        Gözle yapılan sessiz okumada bilgiler başka kanallar devreye girmeden doğrudan beyne gönderilir. Gözle sessiz okumada okuyucu belirli sözcük gruplarını, cümleyi ya da paragrafları bütün hâlinde daha kolaylıkla algılayabilmektedir. Bir metnin sesli okunması sessiz okumaya göre dört beş kez daha fazla zaman almakta, bu yüzden yüksük sesle ve içinden sesli okuma hızı ve kavramayı geriletmektedir.

 

Hızlı Okuma Konusuna Ait Etiketler

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık