DOLAR: 2.12 TL
EURO: 2.86 TL

Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borçlar

11 ay önce
64 kez görüntülendi

Resim bulunamadı

Konu Borçlar kanunu madde 61 – 66 ile ilgilidir. Haksız rekabete karşı açılan davalarda bu haksız rekabet sonucu sebepsiz zenginleşme olması hali. Kişilik haklarında saldırıya uğrayan kişiye failin bu hareketinden elde ettiği kazanç varsa bunları isteme hakkı tanınmıştır. Patent, endüstriyel tasarımlara karşı saldırılarda açılacak davalara sebepsiz zenginleşmede yer verilmiştir. Haksız bir fiil ile mal iktisabından doğan borçlar başlığında düzenlenir. Bu isabetli bir başlık değildir. Sebepsiz zenginleşme olarak düzeltilmelidir. Sebepsiz zenginleşme ile haksız fiil arasında farklar bulunmakta bu kavramlar aynı olarak nitelendirilemeyecek durumdadır.

 

· Haksız fiilin borç doğurabilmesi için eylemin tüm hukuk düzenince ret edilmesi ve diğer unsurları barındırması gerekir. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurabilmesi için hukuka aykırılık aranmaz. Mal varlıkları arasında haklı bir neden olmaksızın değişim olması borç doğmasına yeter. Fiilin haksız olma koşulu aranmaz. Mal iktisabından doğan borçlar kavramı yeterli değil. İktisap şeklinde olmayan zenginleşmeler de vardır. B bankaya borcunu ödüyor ancak yanlışlıkla c nin borcu siliniyor. İktisap dışında borçlanmaya yol açılabilir.

 

Sebepsiz zenginleşme bir borç kaynağıdır. Yaygınlık derecesine göre borç kaynakları düzenlenmiştir. Sebepsiz zenginleşme borç doğurabilmesi için zenginleşen kişi aleyhine zenginleştiğini geri almayı sağlayan başka dava imkanları varsa gündeme gelmez. Rıza dışında zilyetlinden kaçırılan mal sebepsiz zenginleşme konusuyla dava edilip istenme hakkı yok. Ayni istihkak davası açma olanağı bulunduğundan sebepsiz zenginleşme ileri sürülemez. Burada mal mülkiyetinden çıkmamıştır. Bu nedenle sebepsiz zenginleşme tali nitellikli bir borç kaynağıdır. Şahsi nitelikte bir borç kaynağı oluşturur. Zenginleşenle fakirleşen arasında nispi bir ilişki doğar. Zenginleşen kişilerden 3. kişilerce mal iktisap edilmiş ve bu kanunca koruma altındaysa davacı zenginleşen kişiyi sorumlu tutabilir. Aynen eşyanın yerine konması mümkün değilse yerine geçer değerin ifası istenir. Alacaklının hakkı kaybolmamış ise talep hakkı ayni talep hakkıdır. Sebepsiz zenginleşme gündeme gelmez.

 

Benzer durumlardan farkı:

 

· Hukuksal işlemlerden:

 

Hukuksal işlemlerde karşılıklı ve birbirine uygun bir irade vardır. Buna ilişkin borç varsa hukuksal işlemlerden doğan borçlara tabi olacaktır. Sebepsiz zenginleşmede bir irade açıklaması yoktur. Tam aksine alacaklının mal varlığında iradesi dışında bir eksilme gündeme gelmiş ve bu azalmanın giderilmesi istenmektedir. Muvazaa nedeniyle iptal edilen işlemde alacaklının karşı tarafa dayanan alacak hakkı sebebin ortadan kalkmasına dayanır. Sözleşme devam ediyorsa sebepsiz zenginleşme ileri sürülemez.

 

· Haksız fiilden:

 

Haksız fiilde borç eylemin haksızlığı ve hukuka aykırılığı halinde vardır. Sebepsiz zenginleşmede eylem haklılığa dayanmaz. Haksız fiilde zarar unsuru aranır. Ancak sebepsiz zenginleşmede fakirleşen kişi zarara uğramamış olsa dahi borç doğar. Alacaklının malvarlıkları arasında haksız yere değişimin kanıtlama yükümlülüğü vardır. Borçlar kanunu madde 60 da haksız fiilin aynı zamanda suç teşkil etmesi halinde uzun zamanaşımı aranırken sebepsiz zenginleşmede uzun zamanaşımı kavramı yoktur.

 

Koşulları:

 

Malvarlığında azalma: malvarlığının aktif kısmının azalması veya pasif kısmının çoğalması şeklinde gerçekleşir. Paranın yanlış yere yatması, hizmetin farklı kişi için yapılması örneklerinde kişinin malvarlığının aktifinde azalma söz konusudur. Fakirleşme iktisap halinde malvarlığı değerlenin bir başkasına geçme yada kayden bir artış olur ve pasif artar.

 

Malvarlığının çoğalması:

 

Bu zenginleşme bir başkası aleyhine meydana gelmiş olmalıdır.

 

Zenginleşme ile zenginleştirici olay arasında bir illiyet bağı bulunmalıdır.

 

Zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır.

 

Hüküm ve Sonuçları:

 

İade yükümlülüğü: İade: sebepsiz zenginleşen kişinin iyi niyeti veya kötü niyetli olması esaslıdır. Zenginleşen kişinin malvarlığında sebepsiz zenginleşmeye konu olan şey aynen mevcutsa bunu iade etmelidir. İyi niyet daha dar kapsamlı ele alınmıştır. Kötü niyet açısından daha geniş tutulmuştur. Zenginleşen kişinin edindiği zenginleşme ile bir değer temin etmişse o iade konusudur. İadeyi malvarlığında meydana gelen artış oluşturur. İyi niyetli kişi iyi niyetle malı elinden çıkardığında sorumlu değildir. Ancak kötü niyetli ise bu durumda bedelini iade etmelidir. Bu Borçlar kanunu madde 63.2 de gösterilir. Borçlar kanunu madde 64te iadeyle yükümlü kişinin zenginleştiği şey için yaptığı masrafları düzenler. Burada da iyi niyetli kişi zenginleştiği varlık için yaptığı tüm masrafları talep edebilir. Faydalı, zaruri ve lüks giderleri temin etme hakkına sahiptir. Bu zilyetlikteki iade hükümlerine ilişkin olarak düzenlenmiştir. İadeyle yükümlü olan zilyet eski zilyede iadeyle yükümlüdür ve bu mal için yaptığı masraflar varsa bunları talep edebilir. Ölçüt kişinin iyi niyetidir. Zenginleşmeyi iade edeceğini ve dolayısıyla zenginleşmenin haklı bir sebebe dayanmadığını bilen veya bilmesi gereken kimse kötü niyetli zenginleşendir. Zorunlu, faydalı ve lüks masrafları iyi niyetli zenginleşen kendisine ödenmesini talep edebilir. Zenginleşen zenginleşmeyi elde ettiği zaman kötü niyetle hareket etmişse yaptığı faydalı masraflardan iade zamanında halen mevcut bulunan fazlalık oranındaki miktarı kendisine ödenir. Zorunlu ve lüks masraflar bakımından iyi niyetli zenginleşen ile aynı haklara sahiptir.

 

İadeyle yükümlü kişinin semerelerden sorumluluğu. İyi niyetli zenginleşen elde ettiği semereleri ancak kötü niyetli zenginleşen elde ettiği semereleri ve elde etmeyi ihmal ettiği semereleri iade ile yükümlüdür.

 

Sebepsiz zenginleşmenin özel türü borç olmadığı halde ödenmiş şeyin iadesi sebepsiz zenginleşmenin genel koşullarından farklıdır. Genel koşullar bulunmadığı halde borçlu olmadığı halde hata sonucu verdiğini kişi kanıtlarsa geri isteyebilir. Yani bu özel durumun şartları:

 

1. İfası gereken bir borcun bulunmaması.

 

2. İfanın gerçekleşmiş olması.

 

3. Davacının ifayı yanılarak gerçekleştirmiş olması.

 

4. İfa edilen borç zamanaşımına uğramış veya ahlaki bir görevin ifası amacıyla yerine getirilmiş bir borç olmamalı yani eksik borç olmalıdır. İlk 3 şart olsa dahi bu şart bulunmazsa sebepsiz zenginleşmeye dayanılamaz.

 

Zamanaşımı: 

 

Sebepsiz zenginleşmeden doğan borçlar için özel zamanaşımı süresi görülmüştür. Bunlar;

 

1. Kısa zamanaşımı: 1 yıldır. Zararın ve malvarlığında azalmanın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren bu süre başlar.

 

2. Uzun zamanaşımı: öğrenme önemli değildir. Olay tarihinden itibaren bu süre işler.

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık