DOLAR: 2.21 TL
EURO: 2.86 TL

Türkiye’nin Nüfusu ve Özellikleri

1 yıl önce
172 kez görüntülendi

Türkiye’nin Nüfusu ve Özellikleri

Türkiye'nin Nüfusu

türkiyede-nüfus

 

Sınırları belli bir alanda belli bir zamanda yaşan insan sayısıdır. Nüfus sayımlar sonucunda belirlenir. Bu amaçla Türkiye’de ilk nüfus sayımı 1927 yılında yapılmış ve Türkiye nüfus sayısı 13.648.200 olarak bulunmuştur. Sonraki nüfus sayımı 1935 yılında yapılmış ve bu tarihten sonra her beş yılda bir yapılarak 1990 yılına kadar devam etmiştir. 1990 yılından sonra nüfus sayımı her on yılda bir yapılmıştır.  Ancak 1997 yılında seçmen yaşının düşürülmesinden dolayı tekrar sayım yapıldı.  

Ülkemizde her 10 yılda bir gerçekleştirilen nüfus sayımları 2007 yılında yapılan adrese dayalı nüfus kayıt sistemiyle 2010 yılında gerçekleştirildi. Son sayım verilerine göre 31 Aralık 2010 tarihi itibarıyla Türkiye nüfusu 73.722.988 kişiye ulaşmıştır. En fazla nüfusa bölge Marmara iken en az nüfus Doğu Anadolu’ya aittir. Türkiye’nin nüfusu geçen 73 yıllık süre içinde yaklaşık 5 kat artmıştır. (1927–2007). 2013 yılı itibari ile nüfusumuz 76 milyonun üzerine çıkmıştır.

 

Nüfus sayımları ile: 

Toplam nüfus  
Nüfusun coğrafi dağılışı
Nüfus yoğunluğu
Kadın- erkek sayısı  
Nüfusun ekonomik yapısı
Kırsal ve kentsel nüfus
Nüfusun çalışma durumu
Nüfusun yaş yapısı
Nüfusun eğitim durumu
Nüfus hareketleri hakkında bilgi alınmaktadır.

 

Türkiye’de nüfusun yıllara göre analizi şöyledir 

1.Türkiye’de ilk nüfus sayımı 1927 yılında yapılmıştır.
2.Son nüfus sayımı ise 2010 yılında yapılmış ve Türkiye nüfusu ortalama 13 milyondan 74 milyona ulaşmıştır.
3.1940-1945 yılları arasında Türkiye’de nüfus artış hızı düşmüştür. Bunun temel nedeni 2. dünya savaşının çıkmasıdır.
4.1955-1960 yılları arasında Türkiye’de nüfus artış hızı en yüksek noktaya ulaşmıştır. Bunun sebepleri savaş sonrası sağlık alanındaki gelişmeler ve salgın hastalıkların önlenmesidir.
5.1990-2010 yılları arasında nüfus artış hızı tekrar azalmıştır. Çünkü iş hayatına kadınların atılması, eğitim seviyesinin yükselmesi, şehirleşme etkili olmuştur.

 

 

TÜRKİYE’DE NÜFUS ARTIŞI 

nufus-planlamasi-ve-etkileri


Doğumlar, ölümler ve göçlerin etkisiyle nüfus artışı meydana gelmektedir. Türkiye’de nüfus artışı iki yolla gerçekleşmektedir. 

1.Doğal nüfus artışı (Doğumlarla artan nüfus): Doğumların ölümlerden fazla olmasıdır. Böyle bir artış ülkede savaşlar, büyük salgın hastalıklar, doğal afetler, siyasi baskılar vs. olmadığı sürece gerçekleşmez.


2.Yapay nüfus artışı (Göçlerle artan nüfus): Kolay gerçekleşmeyen bir olaydır. Etkisi az olmasına rağmen gerçekleşen bu olayda göç alan yerlerin yaşam koşulları açısından daha cazip olması gerekmektedir. 1970 yıllarda başlayan Afrika ve sonrasında Avrupa göçleri Türkiye için örneklerdir. 
Türkiye’de nüfus artışı belli yıllarda hızlanmıştır. 1927-1935 yılları arası mübadele göçleri, 1939’da Hatay’ın anavatana katılması gibi.

 

Nüfus Artışının Olumlu Sonuçları


1.İhtiyaçlar artar dolayısıyla talepler artar.
2.Yeni iş alanları açılır.
3.Üretim artar
4.Devlet vergi gelirleri artar.
5.İş gücü artar ve işçi ücretleri ucuzlar.
6.Askeri güç olduğundan ülke savunmasına katkı sağlar.

 

 


Nüfus Artışının Olumsuz Sonuçları

1.Tüketici nüfus artar
2.Kişi başına düşen milli gelir azalır.
3.Ülkenin kalkınma hızı düşer 
4.İhracat azalır, ithalat artar. 
5.Tasarruflar azalır. 
6.Sanayi tesisleri şehirler içerisinde kalır.
7.Demografik (Nüfusa için )  yatırımlar artar. Devletin büyümesi için değil…
8.Beslenme sorunları ortaya çıkar.
9.Kalkınma hızı yavaşlar. 
10.Konut sıkıntısı olur. Buna bağlı olarak gecekondulaşma ve çarpık kentleşme olur. 
11.İşsizlik artar.
12.İç ve dış göçler artar. 
13.Kaynakların tüketimi artar.
14.Çevre sorunları artar.
15.Belediye hizmetlerinde aksamalar olur. ( yol, su, Kanalizasyon vs.) 

 


Bir ülkede milli gelir sürekli olarak artmasına rağmen, kişi başına düşen gelir aynı şekilde artmıyorsa, o ülkede nüfus artış hızı fazladır. 
Bir ülkede çalışan nüfusun yaş ortalaması düşük ve ilköğretim yaşındaki öğrenci sayısı fazla ise, o ülkede doğum oranı yüksektir (nüfus artış hızı fazladır). 
Bir ülkede nüfus artış oranı, doğurganlık oranından fazla ise bu ülkenin dışarıdan göç aldığını gösterir.

 

BÖLGELERE GÖRE NÜFUS ARTIŞI (‰) (2000 VERİLERİ)

Marmara Bölgesi    ‰26.61

Güneydoğu Anadolu Bölgesi    ‰24.73

Akdeniz Bölgesi    ‰21.63

Ege Bölgesi    ‰16.45

İç Anadolu Bölgesi    ‰15.92

Doğu Anadolu Bölgesi    ‰13.92

Karadeniz Bölgesi    ‰3.66

 

 

Örnek:

Aşağıdakilerden hangisi nüfus artışının olumsuz sonuçlarından biri değildir?

A)Kalkınma hızının yavaşlaması
B)Konut sıkıntısının azalması
C)Doğal kaynaklarının hızla tüketilmesi
D)Belediye hizmetlerinin yavaşlaması
E)Sanayi tesislerinin şehir içinde kalması


ÇÖZÜM: Doğru seçenek B’dir. Çünkü nüfusu hızla artan yerlerde mevcut konutların nüfusun ihtiyaçlarını karşılamaması söz konusudur. Bu durum gecekondulaşmaya sebep olacaktır.

 


TÜRKİYE’DE NÜFUS YOĞUNLUĞU

 


 türkiye-nüfus-yoğunluğu-haritası
2008 yılı itibari ile nüfus yoğunluğu haritası

 

1.Aritmetik Nüfus Yoğunluğu 
Herhangi bir yerde km2’ye düşen insan sayısıdır. Aşağıdaki formülle hesaplanır.

 
A.N.Y=Toplam Nüfus / Toplam Yüzölçümü


1927-2010 arası nüfus verileri dikkate alındığında Türkiye nüfusunun ve km2’ye düşen insan sayısının sürekli artığı görülmektedir. 1927 yılında km2’ye 16,8 kişi düşerken 2010 yılı verilerine göre bu sayı 92 kişi geçmiştir. 


Bazı doğal ve beşeri unsurlardan dolayı nüfus Türkiye’ye dengeli bir şekilde dağılmamıştır. Bu nedenle bazı bölge ve illerimizde yoğunluk fazla iken bazı bölgelerimizde yoğunluk daha azdır. Marmara nüfus yoğunluğu en fazla Doğu Anadolu bölgesi de nüfus yoğunluğu en az olan bölgelerdir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi nüfusu az olmasına rağmen yüzölçümü küçük olduğundan yoğunluğu Türkiye ortalamasının üzerinde yer almaktadır.  Özellikle sanayi, ticaret ve ulaşım nedeniyle nüfus yoğunluğu artan illerimiz arasında İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Adana, Gaziantep gibi iller bulunurken; dağlık, karasallık ve sanayinin gelişmemesi gibi unsurlardan dolayı sürekli göç veren illerde yoğunluk azalmaktadır. Ağrı, Artvin, Gümüşhane, Bayburt, Hakkâri, Burdur gibi iller bu duruma örnektir.
 

 

KPSS 2003

I-Menderes havzası 
II-Karadeniz Ereğlisi
III-Gemlik körfezi
IV-Zonguldak yöresi
V-Taşeli platosu
Türkiye'de, nüfus yoğunluğu kıyı bölgelerimizde iç bölgelerimizden daha fazladır.
Bu bilgiye uymayan kıyı yöremiz yukarıda verilenlerden hangisidir?

    A)I     B)II     C)III     D)IV      E)V

 

ÇÖZÜM: Taşeli platosu Akdeniz kıyısında olmasına rağmen yüksek, engebeli ve karstik arazi yapısı nedeniyle seyrek nüfuslanmıştır.

 


2.Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu
 
Toplam nüfusun tarım arazilerine bölünmesi sonucunda bulunur.

Fizyolojik nüfus yoğunlukları toplam nüfus ve tarım arazilerine göre hesaplandığına göre yer şekillerinin uygun olmadığı analarda veya tarım alanlarının daraldığı yerlerde fazla çıkarken, geniş tarım arazilerinin bulunduğu yerlerde ise az çıkacaktır. Bu açıdan İstanbul, Konya, Aksaray, Şanlıurfa gibi bazı illerimizde yoğunluk düşük, Edirne, Rize, Trabzon, Hakkâri gibi illerimizde yoğunluk fazladır. Bölge bazında ise fizyolojik nüfus yoğunluğu,  Marmara, Doğu Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde fazladır. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde tarım alanlarının geniş olması nedeniyle yoğunluğu azdır. 
  


3.Tarımsal Nüfus Yoğunluğu 

Tarımla uğraşan nüfus tarım arazine bölünerek bulunmaktadır. 
 
Tarımsal nüfus yoğunluğu tarım alanlarının genişliğine ( yerin yer şekillerine göre) ve tarımla uğraşan nüfusa ( Tarım ve hayvancılık temel geçim kaynağı olup olmamasına göre) bağlıdır. Buna göre tarımsal yoğunluğu en fazla olan bölgelerimiz dağlık ve tarım alanları dar olan Doğu Anadolu ve Karadeniz iken; tarım alanlarının daha geniş olduğu İç Anadolu Bölgesi’nde ise tarımsal yoğunluk daha az olmaktadır. İl bazında ise Hakkâri, Artvin, Rize gibi illerde yoğunluk fazla; Konya, Şanlıurfa, Edirne, Aksaray gibi illerde yoğunluk azdır.

 


TÜRKİYE’DE NÜFUSUN VE YERLEŞMENİN DAĞILIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
 

DOĞAL FAKTÖRLER

1- Yer şekilleri

Yer şekilleri dağların uzanış doğrultusu, eğim, bakı ve yükselti olarak yerleşmeleri etkiler
Dağların kıyı ile iç kesimler arasında bir duvar gibi geçtiği Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde nüfus kıyı boyu fazla iken dağların kıyıya dik uzandığı Ege’de nüfus iç kesimlere doğru yayılmıştır.
Doğu Anadolu ve Karadeniz gibi eğimli arazilerde nüfus azalmıştır. Çünkü bu tarz alanlarda ulaşım, tarım gibi fonksiyonlar zayıftır. Yıldız dağları, Menteşe yöresi bu özelliklere sahip yerlerdir.
Türkiye kuzey yarım kürenin orta kuşağında bulunduğu için dağların genelde güney etekleri sıcak ve yerleşmeye daha elverişlidir. Buna bakı etkisi denir. Karadeniz dağları hariç; çünkü burada nüfus kuzey yamaçlarda daha fazladır.
Yükseltinin fazla olduğu alanlarda sıcaklıklar azalacağından yerleşmeler için uygun değildir. Bu yüzden Doğu Anadolu’nun yüksek kesimleri fazla yerleşilmemiştir. Ova ve platolar kullanılmıştır.


2- İklim Özellikleri


Nüfusun dağılışını etkileyen en önemli unsurlardan biridir.
Farklı iklim özelliklerinin yaşanması Türkiye için büyük bir avantaj arz etmektedir.
İklimin nemli ve sıcak olduğu kıyı bölgelerimizde nüfus iç bölgelerden daha fazladır.
Karsallığın etkisiyle sert geçen kışlar ve kurak geçen yazlar iç bölgelerimizde nüfusu olumsuz etkilemektedir.


3-Su Kaynakları 
     
Su hem insan yaşantısını, hem tarımı hem de hayvancılığı etkilemektedir.
Tarih boyunca deniz kenarları, akarsular, göller insanlar için önemli olmuştur. 
Fırat ve Dicle nehirlerinin Türkiye için önemli olduğu kadar Suriye ve ırak içinde önemli olduğu gerçektir.
Türkiye’de bazı alanlarda su kaynakları yeterli olmasına rağmen nüfus azdır. Buralarda yer şekillerinin etkisi olduğu bilinmelidir. Yıldız dağları, Menteşe Yöresi, Hakkâri Bölümü, Taşeli Platosu gibi alanlar bu özelliktedir.

 

4-Karasallık ve Denizellik


Karasallık ve denizellik durumu Türkiye’nin iklim özelliklerini etkilediğinden nüfus ve yerleşmeler üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. 

 

5- Toprak Verimliliği


Toprakların verimliliği gerek tarım gerekse hayvancılık faaliyetlerini etkilediğinden nüfuslanmayı da etkilemektedir. 
Verimli toprak arayışı nedeniyle hem geçici hem de kalıcı göçler yaşanmaktadır. 
Kıyılarımızdaki delta ovaları nüfuslanma için en güzel örnekleridir. 

 

6-Bitki Örtüsü


Bozkır ve çayır bitki örtüsü hayvancılık faaliyetleri açısından önemli olduğu kadar, orman sanayisi açısından da önemlidir. Bu durum nüfuslanmayı etkiler.

 


BEŞERİ FAKTÖRLER

 

1- Teknoloji ve Bilim


Teknoloji ve bilimin geliştiği merkezler bazı avantajları beraberinde getirdiği için nüfus çekmektedir. 
 İstanbul gibi…

 

2- Ulaşım


Tarih boyunca Türkiye’de 1950 yılı öncesinde tren yolları çevresinde yerleşen insanlar daha sonra karayollarının çevresine yerleşmeye ve günümüzde ise diğer ulaşım sektörlerinin de nüfusun dağılışını etkilediği gerçektir. 
İstanbul, Eskişehir, kayseri,  Malatya, Gaziantep ulaşım avantajları açısından çekici özelliklere sahiptir.


3- Ekonomik Faktörler


Turizm merkezleri belli dönemlerde turist aldıklarından nüfusları artar. Antalya, Alanya, bodrum, Marmaris, İstanbul, Bursa, Nevşehir vs…
Sanayi ve ticareti gelişmiş olan merkezlerimizde iş olanakları fazla olduğundan göç almaktadır. Sanayi ile gelen ekonomik refah düzeyi çekici özelliktedir.
Tarım alanlarının verimli olması tarımsal geliri artırdığından nüfus yoğunluğu artar. Çukurova gibi.
Erzurum – Kars platoları yaz aylarında hayvancılık faaliyetleri için göç almaktadır.
Zonguldak kömür,  batman petrol madenleri nedenleri ile nüfus artışına neden olmuştur. 
Balıkçılık, ormancılık, eğitim şartları, sağlık koşulları ve atamalar nedeniyle Türkiye’de nüfus sürekli yer değiştirmektedir.

 

KPSS 2005

Türkiye’nin coğrafi bölgelerinin nüfus yoğunluklarının farklı olmasında aşağıdakilerden hangisinin diğerlerinden daha az etkili olduğu söylenebilir?
A)Doğal bitki örtüsünün
B)Yüzey şekillerinin
C)İklim koşullarının
D)Endüstri kuruluşlarının
E)Coğrafi konumlarının

 

ÇÖZÜM: Doğru seçenek A’dır. Nüfusun yoğun veya seyrek olmasında bitki örtüsünün fazla veya az olması diğer faktörlere göre daha az etkili olmuştur. 

 

 

Örnek:

Aşağıdakilerden hangisi yerleşmeleri etkileyen doğal faktörlerden biri değildir?
A)İklim
B)Yerşekilleri
C)Ulaşım
D)Topraklar
E)Su kaynakları


ÇÖZÜM: Doğru seçenek C’dir. Çünkü Ulaşım insanlar tarafından sağlanmaktadır. Yani ulaşım beşeri bir unsurdur.
 

türkiyede-sık-seyrek-nüfuslu-yerleri

 

 

TÜRKİYE’DE NÜFUSUN YAPISAL ÖZELLİKLERİ

 

A. Nüfusun Yaş Gruplarına Göre Dağılımı


 
Nüfusun sayısı kadar nitelik arz eden yaş yapısı da ülkenin gelişmişlik durumu hakkında bilgi vermektedir. Geleceğe yönelik planların yapılmasında, eğitim, sağlık, asker, iş ve ihtiyaçlar noktasında da bize ön bilgiler vermektedir. 
Türkiye’nin 2000 yılı ve sonrasındaki nüfus piramitleri incelendiğinde tabanda hızlı daralma görülecektir. Buda doğum oranlarının hızla düştüğünü ifade etmektedir. Türkiye nüfusunun 0-25 yaş aralığının yaklaşık % 49 olduğu görülmektedir. 


YAŞ GRUPLARI   VE TÜRKİYE


0–14 (Genç)    Bağımlı nüfus    Fazla ise gelişmemiş    % 29
15–64(Orta-Aktif)    Bağımsız nüfus    Fazla ise gelişmekte    %64
65-+ (Yaşlı)    Bağımlı nüfus    Fazla ise gelişmiş    %7

 

B. Nüfusun Cinsiyete Göre Dağılımı

 

Kadın ve erkek nüfusudur. Türkiye’de özellikle savaşlar döneminde kadın-erkek nüfusları arasında büyük dengesizlik yaşanmıştır. Cephelerde savaşarak ölen erkek nüfusu I. Dünya savaşı ile Kurtuluş savaşları dönemlerinde önemli oranlarda azalmıştır. Savaşların bittiği II. dünya savaşı döneminden sonra Türkiye’de kadın – erkek cinsiyet dengesi sağlanmaya başladı ve günümüzde erkek sayısı kadın sayısını geçmiş durumdadır. 
Bir yerleşme yerinde sanayi tesisi, göçler, gelişmişlik durumu, askeri birliğin varlığı cinsiyet oranlarını değiştirmiştir. Karadeniz (Rize, Artvin gibi.), Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin kırsal yerlerinde kadın nüfusu fazla iken; İstanbul, Ankara, Kocaeli, İzmir gibi sanayi kentlerinde erkek nüfusu fazladır. 

 

 

C. Nüfusun Eğitim Durumu 

 

Türkiye ilk nüfus sayımında okur-yazar oranı % 11 iken geçen yıllar içerisinde özellikle erkeklerin okuma oranındaki artışı sonucu 2000 yılı sonrasında %90’ı geçmiştir. Bu oran içerisinde erkeklerin okur-yazar oranı % 90’ların üzerinde, kadın okur-yazar oranı % 80’ler civarında olmuştur. Son yıllarda gerçekleştirilen devlet ve diğer kuruluşların
çalışmalarıyla kadınların okur-yazar oranlarında önemli bir değişme göstermiştir. 
Eğitim yapısında mezun oldukları okul düzeyi önemlidir. İlköğretim, lise, önlisans ve lisans düzeyleri ülkenin eğitimdeki gelişmişliğini gösterir. İlköğretim düzeyi fazla olan ülkeler geri kalmış ülkelerdir. 
Türkiye’de okur-yazar oranı en yüksek bölge Marmara, en düşük bölge ise Güneydoğu Anadolu’dur.

 


D. Nüfusun Ekonomik Faaliyet Kollarına Göre Dağılımı

Ülkemizin gelişmişlik kriterlerinden en önemlisi ekonomik faaliyet dağılımıdır. Buna göre tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde çalışan aktif nüfus gelişme ölçütleridir. Gelişen ülkelerde tarımdan ziyade sanayi ve hizmet ön plana çıkmaktadır. 1927 yılında aktif nüfusun %89’u tarımla uğraşırken, günümüzde tarımla uğraşan nüfus % 27’ler civarına düşmüştür.  Bölgeler bazında Marmara bölgesi sanayi ve hizmet sektöründe çalışanlarıyla birinci bölgemizidir.
Çalışma sektöründeki kadın-erkek oranlarına göre ayrıldığında erkek çalışanların kadın çalışanlara göre daha fazla olduğu görülmektedir.  Bu durum Avrupa ülkelerine göre çalışan kadın sayısının yetersiz olduğunu göstermektedir. 


TÜİK 2007 verilerine göre çalışan nüfusun sektörlere göre dağılımı
 Sektörler    %
Tarım    25,5
Sanayi    20,4
Hizmet    54,1


TÜİK 2007 verilerine göre işgücüne katılma oranı
İşgücüne katılanlar    %45
İşgücüne katılmayanlar  %55
              

 

TÜİK 2007 verilerine göre cinsiyet durumuna göre işgücü oranı
Kadın    %36
Erkek     %64

 

 

E. Türkiye’de Kır ve Kent Nüfusu

 

Kırsal nüfus kriteri olarak 10.000 sınırı koyulmuştur. Yani 10.000 den az nüfus kırsal nüfus demektir. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyini belirleyen etmenlerden biridir. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’de kırsal nüfus ilk nüfus sayımında % 75,8 iken 2007 nüfus verilerine göre 29’lara gerilemiştir. Geçen bu süreç içerisinde kırsal alanlardan kentlere doğru sürekli bir göç hareketi devam etmiş ve 1980-1985 yılları arasında dengelenen kır-kent nüfusu bu tarihten sonra kent lehine artmıştır.  Dolayısıyla Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olduğunu göstermektedir.
Marmara ve Ege bölgelerinde kentsel nüfus en fazla, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde ise en azdır.

 

1927 yılı kır-kent nüfus verileri
Kırsal nüfus    %75,8
Kentsel nüfus    %24,2

 

2007 yılı kır-kent nüfus verileri
Kırsal nüfus    %29
Kentsel nüfus    %71

 


Örnek

Rize, Gümüşhane, Bayburt, Tunceli gibi illerde kadın nüfusunun fazla olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A)Bölge’de tarım alanlarının geniş olması
B)Ulaşım ve teknolojinin yeterli olmaması
C)İş imkânlarının yetersizliği
D)Tayinler 
E)Yerleşme alanlarının dar olması

 

ÇÖZÜM: Doğru seçenek C’dir. Bir ilde kadın nüfusu fazla ise erkek nüfusun özellikle iş imkânları nedeniyle başka bölge ve illere göç etmesiyle alakalıdır.

 

 

 

 

Türkiye’nin Nüfusu ve Özellikleri Konusuna Ait Etiketler

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık